1. Gün: Türkiye’nin Harikaları – İstanbul

Türkiye’nin Harikaları – Türkiye Turu için sizi havaalanından otelinize transfer ediyoruz. Bugün için tur planımız yok, otele yerleşip günün geri kalanında çevreyi keşfetmek için dolaşabilirsiniz yada istirahat edebilirsiniz.
İstanbul’da iki havaalanı var. İstanbul Atatürk Havalimanı şehir merkezine 20 km, Sabiha Gökçen havaalanı şehir merkezine 55 km uzaklıktadır. Atatürk Havalimanı’ndan otelinize transfer dahildir, Sabiha Gökçen havaalanına varırsanız transfer ücretleri için lütfen bizimle iletişime geçin.

 

2. Gün: İstanbul’un Simgeleri Turu

Bugün kahvaltı ve öğle yemeği turumuz dahilinde.
Sabah erken saatlerde İstanbul’un simgelerini gezebileceğiniz bir günlük tur için sizi otelinizden alıyoruz.
Topkapı Sarayı ve Harem:1459’da inşa edilmiş görkemli bir mekan olan Topkapı Sarayı bir zamanlar efsanevi Osmanlı Padişahlarının ikametgahı olmuş, daha sonra müzeye dönüştürülmüştür. Porselen bölümü ve Hazine Mektebi gibi ihtişamlı sergi salonları bulunmaktadır.
Yerebatan Sarnıcı: Bu etkileyici yapı, 532’den sonra Büyük Saray ve yakınlardaki binalar için su temin etmek üzere inşa edilmiştir. Yüzyıllar içinde bu yapı unutulup gitmiş, ancak 16. yüzyılın ortalarında Bizans anıtlarını bulmak için görevlendirilen Petrus Gylius tarafından yeniden keşfedilmiştir. Gylius yerel halkın su almak için evlerinin tabanındaki deliklerden kovaları indirdiklerini fark ettikten sonra, bu suyun kaynağı olan gizemli yeraltı mimari harikasına bir giriş buldu ve haritaya koydu, yaklaşık 10.000 metrekare genişliğinde olan ve 336 Mermer Kolonun desteklediği alanın yüksekliği dokuz metredir.
Sultanahmet Cami: İstanbul’un tarihi bir semtinde bulunan Sultanahmet Camii, altı zarif minare ile benzerlerinden ayrılırken, cami 1609-1616 yılları arasında Sultan Ahmet tarafından yaptırılmıştır. Sultanahmet Camii mavi, yeşil ve kırmızı renklerle üretilmiş ve boyanmış ünlü İznik çinileriyle dekore edilmiştir. Ünlü Hattat Seyyid Kasim Gubari’nin Camii duvarlarında çeşitli Kuran ayetleri yazılmış tabloları vardır.
Roma Hipodromu ve Kalıntılar: Antik Hipodrom, Bizans’ın sosyal hayatının merkezi ve savaş arabalarının şiddet ve rekabet içeren yarışlarının sahnesi idi. Hipodrom şu anda Sultanahmet Camii’nin önündeki meydanın içinde bulunan ve halen günümüze gelen antik kalıntıların bulunduğu yerdir. Bu kalıntılar Theodosius’un Dikilitaş’ı, bronz Serpantin Sütunu ve Konstantin Sütunu’dur. Üç anıtın güneybatı tarafında Hipodrom duvarının kavisli ucunun kalıntıları görülür.

İstanbul'un Simgeleri Turu

3. Gün: Muhteşem İstanbul Turu

Bugün kahvaltı ve öğle yemeği turumuz dahilinde.
Sabah erken saatlerde muhteşem İstanbul turu için sizi otelinizden alıyoruz.
Boğaz Turu: Karadeniz’i ve Marmara Denizi’ni birbirine bağlayan bu ünlü ve tarihi boğazın kıyılarında, güzel sarayları, köşkleri, Osmanlı evlerini ve kıyı semtlerini görme şansınızı vermek için Boğaz’da yol alacağız.
Rumeli Hisarı: Sultan I. Mehmet tarafından 1451’de İstanbul’un fethinden önce İstanbul’un korunması için yapımı tamamlan yüksek kulesiyle boğazın trafiğine hakim bir konumdaki hisardır, Boğaz Gezisi kapsamında denizden gözlemleyeceğiz.
Pierre Loti: Fransız yazar ve deniz subayı olan asıl adı Louis Marie Julien Viaud olduğu halde ülkemizde Pierre Loti (1850-1923) tanınan yazarın kurgu romanlarıyla ünlü olduğu ve adını alan kahvehaneye ulaşırken teleferikten Haliç’in muhteşem manzarasının keyfini çıkarıyoruz. Bu nostaljik mekanın çekiciliği yanında panoramik Haliç manzarası mekana orjinallik katan etkenlerden biri.
Rüstem Paşa Camii: Bu görkemli ama şaşırtıcı derecede küçük olan cami, ünlü Osmanlı mimarı Mimar Sinan tarafından tasarlandı. 1561-1563 yılları arasında inşaatı yapılan cami, muhteşem çiniler ve geometrik düzenlemelerle kaplı olan mihrabı ile ünlüdür. Minber, duvarlar ve iç sütunlar herbiri ayrı ayrı zarif sanat eserleri ile donatılmış durumdadır.
Araçla şehir surları gezisi ve Haliç: Sürücü ve rehberinizle Marmara Denizi kıyılarında gezerken, şehrin Bizans surlarının önemli bir bölümünü keşfedeceksiniz ve iç bölgelere doğru takip etmeye devam edeceksiniz.
Kariye Kilisesi Müzesi: Bu keyifli kilise, şehrin Bizans döneminde tanındığı gibi 11. yüzyılda İstanbul’un Theodosian Surları’nın hemen yanında inşa edilmiştir.
Süleymaniye Camii: Seçkin dört ince minare ile bu zarif cami, en ünlü Osmanlı mimarı olan Mimar Sinan’ın tasarımıyla 1550 ve 1558 yılları arasında Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır.
Turumuzun sonunda geceyi İstanbul’daki otelimizde geçiriyoruz.

Muhteşem İstanbul Turu

4. Gün: Gelibolu

Bugün kahvaltı ve öğle yemeği turumuz dahilinde.
İstanbul’daki otelinizden erkenden sizi alıyoruz ve Gelibolu Yarımadası’na doğru yola çıkıyoruz. Birinci Dünya Savaşı sırasında yarımadanın savaş alanı olan bölge şimdi sakin bir yer. Vardığımızda Brighton Kumsalı, Ari Burnu Mezarlığı, ANZAC Koyu, Kumsal Mezarlığı, Yalnız Çam (Avustralya Anıtı) ve Johnson’s Jolly mezarlığı ve savaştaki haliyle korunmuş siperleri, tünelleri geziyoruz. Ardından 57. Alay – Türk Anıtı, Nek – orijinal siperler, Conkbayırı (Yeni Zelanda Anıtı) gibi önemli noktaları ziyaret ziyaret ediyoruz. Turumuzun sonunda geceyi Çanakkale’de geçiriyoruz.

Gelibolu

5. Gün: Truva ve Bergama

Bugün kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği turumuz dahilinde.
Truva’ya 30 dakikalık bir yolculuk için kahvaltıdan sonra yola koyuluyoruz. Truva Atı’nın ve Truvalı Helen’in ev sahipliği yaptığı Truva’nın ünlü arkeolojik ve mitolojik bölgesini ziyaret ediyoruz. Truva turundan sonra Bergama’ya arabayla 3 saat var yol gidiyoruz. 13.00 civarında öğle molası ve öğle yemeğinden sonra Bergama’nın muhteşem akropolisini gezmek için yola çıkıyoruz. Antik kentin etkileyici tapınakları ve kütüphanesi o zamanlar ünlü bir kültürel ve politik merkez olmuştur. Bergama mücevher, taş ve gümüş işçiliği konusunda ünlü bir merkezdir. Bu yüzden yolda 30 dakika süresince bu el işçiliğinin yapıldığı bir üretim ve satış yerini ziyaret edeceğiz. Turumuzun ardından Kuşadası’na hareket edip geceyi geçireceğimiz otelimize yerleşiyoruz.

Truva ve Bergama

6. Gün: Efes

Bugün kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği turumuz dahilinde.
Otelden sizi aldıkdan sonra, ilk olarak Efes’i rehber eşliğinde geziyoruz. Hem Helenistik hem de Roma döneminde, doğu dünyanın en önemli liman ve kültür merkezi olan Efes; bugün ayakta olan kalıntılarıyla insanları büyülemeye devam ediyor. Türkiye’nin en önemli antik şehirlerinden olan Efes, çok iyi korunmuş ve antik şehirler arasında en çok ziyaret edilen kent özelliğindedir. Efes antik kenti zamanın en önemli ticaret şehri olarak kabul edilmekteydi. Hala gerçek bir şehir gibi ayakta kalan binaları arasında Arcadian caddesi boyunca yürüyüş yapı, Görkemli Tiyatro, Mermer yol, Celsius Kütüphanesi, Curettes pazar yeri caddesi, Scholastic devlet agorası hamamları, Prytaneion ve Odeon’ı gibi zamanın önemli yapılarını keşfe çıkabilirsiniz. Şüphesiz bu deneyim Roma zamanlarında hayatın nasıl bir şey olduğunu deneyimlemek için dünyadaki en iyi yerdir. Turistik anlamda yaşanan yoğunluktan dolayı orta yoğunlukta insan kalabalığına sahip gerçek bir şehir gibi sokaklarındaki insan kalabalığı ile antik dönemlerdeki hali gibi kalabalık bir şehir görüntüsündedir. Bu biraz da, yakınlarda bulunan Meryem Ana Evi’nin mucizevi keşfinden kaynaklanıyor. Vatikan Meryem Ana Evi’ni Meryem Ana’nın son ikamet yeri olarak tanımış ve bu anlamda Hristiyanlar açısından önemli bir ziyaret merkezi haline gelmiştir. Ziyaret duraklarımızdan olan Artemis Tapınağı antik dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilmektedir. Görkemiyle ünlü bu yapı Tanrıça Artemis’e ithaf edilmişti.

Efes

7. Gün: Pamukkale

Bugün kahvaltı ve öğle yemeği turumuza dahil.
Hierapolis; 1200 mezar taşı ile Anadolu’daki en büyük Nekropol’e sahiptir. Buradaki kutsal havuz şehrin öne çıkan noktalarından biridir. Havuzun dibinde uzanan antik Roma kalıntılarının üzerinde sığ termal sular dalgalanıyor. Pamukkale turumuzun önemli duraklarından biri. Yaklaşık 200 m yükseklikteki kaynakta türetilen sade kalsit yüklü termal sular Pamukkale’de mineral ormanlarından, taşlaşmış şelalelerden ve teraslanmış su havzalarından oluşan olağanüstü bir manzara meydana çıkarmıştır. M.Ö. 2. yüzyılın sonunda, Pergamon kralları Attalidlerin hanedanı Hierapolis’teki termal spa’yı kurdular. Hamamların, tapınakların ve diğer Yunan anıtlarının kalıntıları bu şehirde halen görülebilmekte. Pamukkale; şifalı özelliğe sahip doğal kaplıca sularının merkezidir. Suyun kimyasal özelliklerinden dolayı, dağ yamacında saf beyaz renkli travertenler ve kademeli su terasları doğal olarak oluşmuştur. Turumuzun sonunda geceyi geçireceğimiz Kapadokya’ya doğru yola çıkıyoruz.

Pamukkale

8. Gün: Kuzey Kapadokya Turu

Lisanslı Rehberiniz tarafından otelinizden alındıktan sonra başlayacağınız Kuzey Kapadokya Turumuzda ilk durağınız asimetrik ve soyut kaya formlarıyla meşhur Devrent Vadisi olacak. Doğanın volkanik kayalar üzerinde oluşturduğu inanılmaz şekilleri gözlemleyebildiğiniz bu noktada, bölge jeolojisi hakkında rehberiniz tarafından bilgilendirileceksiniz. ‘ Hayal Vadisi ‘ olarak da adlandırılan bu yer, hayal gücünüzün sınırlarını zorlarken, meşhur deve formundaki kaya ile de fotoğraf çekme imkanı sağlayacak.
Sıradaki durağınız bölgemizde Peri Bacası dendiğinde ilk akla gelen meşhur Paşabağı Vadisi. Mantar formundaki peribacalarının arasında keyifli bir yolculuğa çıkarken, aynı zamanda bölge jeolojisini daha net gözlemleyebileceksiniz. ‘Keşişler Vadisi’ de denilen bu noktada dilediğinizce gezerken, hem doğal güzellikleri, hem de bölgeye yerleşen ilk Hristiyanların yaşadığı keşiş hücrelerini ve yaşam alanlarını görebileceksiniz.
Ülkemizin en uzun ırmağı olan, Kızılırmak nehrinin zenginleştirdiği güzel Avanos ilçemizde turunuza devam edeceksiniz. Hititler’den günümüze yaklaşık 4000 yıllık bir geçmişe sahip olan çömlek sanatının, tepme çömlek tezgahları üzerinde yapılışını izleyebilecek ve bu kadim sanatın sırlarını yerel bir aile atölyesinde öğrenebileceksiniz. Usta – çırak ilişkisi ile yüzyıllardan beri babadan oğula geçen bu sanat bölge ekonomimizin vazgeçilmezlerinden biridir. Bu sanatsal gezinin ardından , Avanos’ta yerel bir restoranda öğle yemeği molanız olacak.
Bölgemizin en önemli yerlerinden biri sayabileceğimiz, Unesco Dünya Mirası Listesinde olan Göreme Açıkhava Müzesi hiç kuşkusuz Kapadokya gezisinin olmazsa olmazları arasındadır. İlk Hristiyanlık yerleşimleri, şaraphaneler ve yaşam alanlarını ziyaret etmenin yanı sıra, yöremizin en güzel hrıstiyanlık sanatı örneklerini görebileceğiniz bu eşsiz yerde, rehberinizden Kapadokya ve Hrsitiyanlık tarihi ile ilgili bilgiler alacaksınız. Aziz Basil Şapel’i, Elmalı Kilise, Barbara Şapel’i ve Yılanlı Kiliseyi gezerken 1000 yıllık kilise resimlerini görebileceksiniz.
Bu tarihi gezinin hemen sonrasında ise Göreme Kasabasını çevreleyen vadi ve peri bacalarının büyüleyici manzarasını görebileceğiniz en güzel duraklardan biri olan Esentepe Panorama noktasına devam edeceksiniz. Havanın açık olduğu zamanlarda, Kayseri ilimizde bulunan ve sönmüş bir yanardağ olan Erciyes Dağı’nın manzarası da bu noktaya ayrı bir güzellik katıyor.
Turunuzu bitirmeden hemen önce son olarak , bölgemizin en yüksek peri bacalarından biri olarak kabul edilen ve eski dönemlerde bir kale ve savunma noktası olarak kullanılan Uçhisar Kalesi Manzara noktasında duracak, yöremizde insan eliyle kazılarak yapılmış en devasa kaya kütlelerinden birini göreceksiniz.

Kuzey Kapadokya Turu

9. Gün: Güney Kapadokya Turu

Bugün kahvaltı ve öğle yemeği tura dahil.
Güney bölge turumuz , tarihi milli park sınırları içerisinde yer alan ve bölgemizin kalbi olarak niteleyebileceğimiz Kızılçukur & Meskendir vadilerinde başlayacaktır. Yaklaşık 4 km boyunca vadiler içerisindeki muhteşem doğal güzellikler, kaya oyma kilise ve güvercin evleri yürüyüş seven misafirlerimiz için unutulmaz bir deneyim olacaktır.
Yürüyüşün ardından ulaşacağınız Çavuşin köyünde dinlenme molası vereceksiniz. Bu şirin köyde dinlenirken rehberinizden Kapadokya hakkında daha detaylı bilgi alacak , yakın Kapadokya tarihine de tanıklık edeceksiniz. Kilise ve şapel yıkıntıları arasında 1923’lere kadar Rum halkının yaşadığı eski Çavuşin köyünün fotoğraflarını çekeceksiniz.
Çavuşin Köyü gezisinin ardından öğle yemeği için yerel bir restoranda mola vereceksiniz. Yemeğin hemen sonrasında Uçhisar Kalesi’ni farklı bir açıdan görebileceğiniz Güvercinlik Vadisi Seyir noktası bir sonraki durağınız olacak. Önünüzde uzanan vadi boyunca güvercin yuvalarını gözlemleyebilecek, eski Uçhisar Kasabasının büyüleyici mimarisini de fotoğraflayabileceksiniz.
Bu muhteşem manzaranın ardından bir sonraki durağınız bölgemizin en önemli noktalarından biri olan Kaymaklı Yer Altı Şehri olacak. ilk Hristiyan topluluklarının, saklanma ve erzak depolama amacıyla yapmış oldukları yüzlerce yıllık bu tarihi yer, aynı zamanda Unesco Dünya Mirası listesindedir.
Turunuzu bitirmeden önce son durağınız Ortahisar Kasabası olacak. Bölgemizin en yüksek ikinci peri bacası olarak adlandırılan tarihi kalesi, eski Rum ve Osmanlı mimarisi ile büyüleyici bir panoramaya sahip bu köy , Kapadokya’nın ruhunu tam anlamıyla hissedebileceğiniz son derece özel bir yerdir.

Güney Kapadokya Turu

10. Gün: Ayrılış

Kahvaltıdan sonra tercih ettiğiniz ulaşım türüne göre sizi istediğiniz bir yere bırakarak turumuzu bitiriyoruz.

Bilgi

  • Klimalı konforlu araçlar
  • Otel konaklamaları
  • Lisanslı ve tecrübeli rehberler
  • Müze ve ören yerlerine giriş biletleri
  • Park ücretleri
  • Öğle yemeği
  • Yemek yenilen mekanlarda bahşişler
  • Vergiler

 

  • Uçak biletleri
  • İçecekler
  • Kişisel harcamalar
  • Rehbere, sürücüye ve otel personeline bahşişler

 

  • 6 yaş altı ücretsiz
  • 6-10 yaş arası %50 ücret
  • 11 yaş üzeri tam ücret

İncelemeler

Henüz yorum yapılmadı.

“Türkiye’nin Harikaları – Türkiye Turu” için yorum yapan ilk kişi siz olun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Talep üzerine fiyat